
قصة إضافيةPremium
Doktorun günü
يوم الطبيبة
وحدة 8 · يوم سيئتعرّف على الجيران وتدرّب على ما تعلّمته في قصة جديدة.
القصةالاثنين من أسبوع المهرجان، يوم مرضك، من الجانب الآخر للمكتب: أربعون مريضًا لدى Selin، طبيبة المدينة، ولا غداء، وثلاث مكالمات من أمها، وابنة تنتظر.
كلمات جديدة في القصة
- sıkılmak يشعر بالملل
- sınav امتحان
- yerine بدلًا من
- üzgün حزين

انقر على كلمة لمعرفة معناها.
الاثنين من أسبوع المهرجان، السابعة والنصف صباحًا. غرفة انتظار عيادة Çınarkent ممتلئة بالفعل.
Şenlik haftası. Pazartesi. Doktor Selin klinikte. Hep erken geliyor.
أسبوع المهرجان. الاثنين. الطبيبة Selin في العيادة. إنها تصل مبكرًا دائمًا.
LeylaGünaydın, doktor! Bugün kırk hasta var.
صباح الخير، دكتورة! أربعون مريضًا اليوم.
SelinKırk mı? Peki. Yediye kadar çalışıyoruz. İlk hasta, lütfen!
أربعون؟ حسنًا، نعمل حتى السابعة. المريض الأول من فضلك!

يدخل رجل مسن بعصا ببطء شديد، ويجلس متنهّدًا بارتياح. - ponas Ahmet
Merhaba, doktor! Yine ben.
نهارك سعيد، دكتورة! أنا مجددًا.
SelinAa, Ahmet Bey! Haftada iki kez buradasınız. Nasılsınız?
آه، Ahmet Bey! تأتي إلى هنا مرتين في الأسبوع. كيف تشعر؟
- ponas Ahmet
Kötü. Sırtım, bacağım, başım ağrıyor.
بسوء. يؤلمني ظهري. وساقي. ورأسي.
SelinBaşınız da mı? Peki. Derin nefes alın. Bir kez daha.
رأسك أيضًا؟ حسنًا. خذ نفسًا عميقًا... مرة أخرى.
- ponas Ahmet
Doktor, çocuklarım uzakta. Evde çok sıkılıyorum.
دكتورة، أبنائي بعيدون. في المنزل أشعر بملل شديد.
SelinHasta değilsiniz. Sadece sıkılıyorsunuz.
لست مريضًا. تشعر بالملل فقط.

Selinİşte reçetem: Her sabah Zeynep'in kafesi. Kahve, kek ve insanlar.
إليك وصفتك: كل صباح، مقهى Zeynep. قهوة وكعك وناس.
- ponas Ahmet
İlaç yerine kek mi? Bu reçeteyi çok seviyorum!
كعك بدل الدواء؟ تعجبني هذه الوصفة كثيرًا!
يخرج مبتسمًا. تهز موظفة الاستقبال رأسها.
SelinLeyla, ona ilaç lazım değil. İnsanlar lazım.
Leyla، لا يحتاج إلى دواء. يحتاج إلى الناس.
مزيد من المرضى: سعال وإصبع مجروح ورضيع لا يكف عن البكاء. في الحادية عشرة تدخل طالبة تحمل حقيبة ظهر ثقيلة.
- Gintarė
Merhaba. Her gün başım ağrıyor.
نهارك سعيد. يؤلمني رأسي. كل يوم.
SelinKaç saat uyuyorsunuz?
كم ساعة تنامين؟
- Gintarė
Dört. Cuma sınavım var. Bu yüzden gece çalışıyorum.
أربع ساعات. لدي امتحان يوم الجمعة، لذلك أدرس ليلًا.

SelinDört mü? Çok az. Yorgun baş öğrenemez.
أربع؟ قليل جدًا. الرأس المتعب لا يتعلم شيئًا.
SelinGece sekiz saat uyuyun. Çok su için.
نامي ثماني ساعات كل ليلة واشربي ماءً كثيرًا.
الساعة الواحدة. غرفة الانتظار ما زالت ممتلئة. تطلّ موظفة الاستقبال برأسها من الباب.
LeylaDoktor, yine öğle yemeği yemiyorsunuz!
دكتورة، أنت لا تتناولين الغداء مجددًا!
SelinVaktim yok, Leyla. Belki sonra.
ليس لدي وقت، Leyla. ربما لاحقًا.
LeylaAnneniz telefonda. Bugün üçüncü kez. Ne söyleyeyim?
أمك على الهاتف. للمرة الثالثة اليوم. ماذا أقول لها؟
تتنهد الطبيبة وتبتسم وتمسك الهاتف.
AyşeSelin, yine yemek yemiyorsun. Biliyorum. Leyla her şeyi söylüyor.
Selin، أنت لا تأكلين مجددًا. أعرف: Leyla تخبرني بكل شيء.
AyşeDörtte yeni komşum geliyor. Hasta.
وفي الرابعة يأتي جاري الجديد إليك. إنه مريض.
AyşeDörtte yeni komşum geliyor. Hasta.
وفي الرابعة تأتي جارتي الجديدة إليك. إنها مريضة.
SelinBiliyorum, anne. Ben de her şeyi biliyorum.
أعرف، أمي. أنا أيضًا أعرف كل شيء.
AyşeBu akşam ne zaman geliyorsun? Elif soruyor.
وهذا المساء؟ تسأل Elif متى ستأتين.
SelinYedide, anne. Senin evine.
في السابعة، أمي. إلى بيتك.

AyşeHep yedi diyorsun. Dokuzda geliyorsun.
تقولين دائمًا السابعة. وتأتين في التاسعة.
بعد الظهر: مرضى أكثر وشاي أكثر، ولا غداء بعد. في الرابعة يصل الساكن الجديد من المنزل رقم 7 بألم في الحلق وقصة عن بوق. في السابعة والنصف يغادر آخر مريض إلى المنزل.
الثامنة، في غرفة معيشة Ayşe في المنزل رقم 7. تجلس Elif إلى الطاولة ومعها دفتر رسوماتها الأصفر. ينتظر طبق من الفطائر.
ElifAnne! Yedi dedin!
أمي! قلت السابعة!
SelinÖzür dilerim, Elif. Bugün kırk hasta vardı.
آسفة، Elif. كان هناك أربعون مريضًا اليوم.
ElifKırk hasta! Beni sadece akşam görüyorsun.
أربعون مريضًا! أما أنا فلا ترينني إلا في المساء.
AyşeOtur, kızım. Ye. Doktor da yemek yemeli.
اجلسي يا ابنتي. كلي. الطبيبة يجب أن تأكل أيضًا.
SelinAnne, çocuk değilim. Kırk dört yaşındayım!
أمي، لست طفلة. عمري أربعة وأربعون عامًا!
AyşeBenim çocuğumsun. Yemek yemelisin.
أنت ابنتي، ويجب أن تأكلي.
ElifAnne, neden doktorsun?
أمي، لماذا أنت طبيبة؟
SelinÇocukken anneannen öğretmendi. Bütün gün okuldaydı.
حين كنت صغيرة مثلك، كانت جدتك معلمة. كانت في المدرسة طوال اليوم.

SelinAkşam çok yorgundu. Ben de üzgündüm.
في المساء كانت متعبة جدًا، وكنت أنا حزينة.
SelinBen doktordum. Anneannem hastamdı. Bebeğim hemşiremdi.
فكنت أنا الطبيبة. كانت جدتي مريضتي، ودميتي الممرضة.
AyşeEvet. Reçete hep aynıydı: Çay ve yatak.
نعم. وكانت الوصفة دائمًا نفسها: شاي وسرير.
Selinİnsanlar iyi olsun istiyorum. Bu yüzden doktorum.
أحب حين يشعر الناس بتحسن. لهذا أنا طبيبة.
ElifCumartesi çocuklarla şarkı söyleyeceğim! Gelecek misin?
سأغني مع الأطفال يوم السبت! هل ستأتين؟
SelinCumartesi mi? Cumartesi çalışıyorum...
السبت؟ يوم السبت أعمل حتى...
ElifAnne! Hep çalışıyorsun!
أمي! أنت تعملين دائمًا!
تنظر Selin إلى ابنتها، ثم إلى أمها. هذه المرة لا تقول Ayşe شيئًا.

SelinPeki. Cumartesi çalışmıyorum. Hepimiz şenliğe geliyoruz. Sen, ben, baban, kardeşin.
حسنًا. يوم السبت لا أعمل. سنأتي جميعًا إلى المهرجان: أنت وأنا وأبوك وأخوك.
AyşeBen de tabii! Şenlikte hep ben varım. Her şeyi görüyorum, biliyorum.
وأنا؟ أنا دائمًا في المهرجان. أرى كل شيء وأعرف كل شيء.
AyşeŞimdi ikiniz de yiyin! Çok incesiniz.
والآن كُلا، كلتاكما! أنتما نحيفتان جدًا.
Üçü de krep yiyor. Selin üçüncü krebi yiyor.
تتناول Ayşe وSelin وElif الفطائر. وتأكل Selin الثالثة بالفعل.
التدريب 1/4 · من يقول ذلك
من قال ذلك؟
من يقول ذلك؟
Günaydın, doktor! Bugün kırk hasta var.
Kırk mı? Peki. Yediye kadar çalışıyoruz. İlk hasta, lütfen!
Merhaba, doktor! Yine ben.
التدريب 2/4 · صحيح أم خطأ
صحيح أم خطأ؟
Bugün kırk hasta var.
يوجد أربعون مريضًا اليوم.
Selin kırk yaşında.
عمر Selin أربعون عامًا.
Öğrenci dört saat uyuyor.
تنام الطالبة أربع ساعات.
Selin öğle yemeği yiyor.
تتناول Selin الغداء.
Selin şenliğe gelecek.
ستأتي Selin إلى المهرجان.
التدريب 3/4 · ما الذي يحدث
ماذا حدث أولًا؟
رتّب الأحداث.
التدريب 4/4 · أسئلة
افهم القصة
أجب عن الأسئلة.
Klinikte kim çalışıyor?
من يعمل في العيادة؟
تذكر القصة اسم هذه الشخصية.
Bugün kırk hasta var?
هل يوجد أربعون مريضًا اليوم؟
يوجد أربعون مريضًا اليوم.
Selin kırk yaşında?
هل عمر Selin أربعون عامًا؟
هذه العبارة لا تتفق مع القصة.

اكتمل الدرس
