
قصة إضافيةPremium
Trompetli çocuk
الصبي ذو البوق
وحدة 9 · المهرجانتعرّف على الجيران وتدرّب على ما تعلّمته في قصة جديدة.
القصةصباح السبت، يوم المهرجان. في الطريق إلى ساحة السوق، تتوقفان أنت وElif عند متجر الألعاب والهدايا القديم. وتحكي لكما السيدة Fatma عن فتى عمره عشر سنوات، وبوقه الأول ومهرجانه الأول قبل ثماني عشرة سنة.
كلمات جديدة في القصة
- orkestra أوركسترا
- kim bilir من يدري
- merdiven سلّم
- üzgün حزين

انقر على كلمة لمعرفة معناها.
صباح السبت، يوم المهرجان. الشمس مشرقة. في الطريق إلى ساحة السوق، تمران أنت وElif بمتجر الألعاب والهدايا القديم. تقف Fatma Hanım عند الباب.
FatmaGünaydın! Şenliğe mi gidiyorsunuz?
صباح الخير! هل تذهبان إلى المهرجان؟
ElifGünaydın, Fatma Hanım! Evet. Bu gece ilk Emre çalacak!
صباح الخير، Fatma Hanım! نعم. سيعزف Emre أولا الليلة!
FatmaKüçük Emre mi? Bu gece mi? Buyurun!
Emre الصغير؟ الليلة؟ تفضلا، تفضلا!
في الداخل، تفوح من المتجر رائحة الخشب والورق القديم. تجلس Fatma Hanım خلف منضدتها وتخلع نظارتها.
FatmaKüçük Emre'yi çok yıldır tanıyorum. O zaman on yaşındaydı.
أعرف Emre الصغير منذ زمن طويل جدا. كان عمره حينذاك عشر سنوات.

FatmaElif, fotoğrafını gördün mü? Penceredeki, trompetli fotoğrafı.
Elif، هل رأيت صورته؟ مع البوق، عند النافذة؟
ElifGördüm! Saçları çok komik!
نعم رأيتها! وبتسريحة شعر فظيعة!
O zaman yedi numarada oturuyordu, değil mi?
كان يسكن حينذاك في الرقم 7، أليس كذلك؟
O zaman yedi numarada oturuyordu, değil mi?
كان يسكن حينذاك في الرقم 7، أليس كذلك؟
FatmaEvet. Annesiyle babasıyla, ikinci katta. Sizin evinizde.
نعم. مع أمه وأبيه، في الطابق الثاني. في شقتكم.
Biliyorum. Emre anlattı.
أعرف. أخبرني Emre.
Biliyorum. Emre anlattı.
أعرف. أخبرني Emre.
FatmaAnnesi ve babası çok çalışıyordu. Her gün, bütün gün.
كانت أمه وأبوه يعملان كثيرا. طوال النهار، كل يوم.
FatmaOkuldan sonra küçük Emre yalnızdı. Trompetle yalnızdı.
وبعد المدرسة كان Emre الصغير وحده. وحده مع بوق.
ElifTrompet mi? Trompeti nereden aldı?
مع بوق؟ من أين حصل على بوق؟
FatmaTrompet Ayşe Hanım'ındı. Küçük, eski bir trompet. Ona verdi.
كان البوق لـAyşe. بوق صغير وقديم. أعطته Ayşe إياه.
ElifAnneannemin mi? Anneannem trompeti nereden aldı?
لجدتي؟ ومن أين حصلت جدتي على بوق؟
FatmaBilmiyorum. Ayşe Hanım her şeyi biliyor. Ben bilmiyorum.
لا أعرف. Ayşe تعرف كل شيء، وأنا لا أعرف.

FatmaHer gün penceremin altındaki merdivende oturuyordu. Çalıyordu.
كان يجلس كل يوم على الدرج تحت نافذتي ويعزف.
FatmaÖnce çok kötü çaldı. Çok yüksek ve çok kötü!
في البداية كان يعزف بشكل سيئ جدا. بصوت عال جدا وبشكل سيئ جدا!
Siz dinlediniz mi? Her gün mü?
وكنتم تستمعون؟ كل يوم؟
Siz dinlediniz mi? Her gün mü?
وكنتم تستمعون؟ كل يوم؟
FatmaDinledim. Ne yapabilirdim? Burada çalışıyordum.
كنت أستمع. ماذا كان بوسعي أن أفعل؟ كنت أعمل هنا.
FatmaSonra daha iyi çaldı. Sonra şehir şenliği geldi.
بعد فترة تحسن عزفه. ثم جاء مهرجان البلدة.
ElifŞenlikte çaldı mı?
وهل عزف في المهرجان؟
FatmaÇaldı. Meydanda, orkestrayla. İlk kez.
نعم. في الساحة، مع الأوركسترا. للمرة الأولى.

FatmaÖnce çok kötüydü. Çok korktu. Meydanda çok insan vardı.
في البداية كان الأمر سيئا جدا. كان خائفا جدا. كان في الساحة أناس كثيرون.
FatmaOrkestra bir şarkı çaldı. Küçük Emre başka şarkı çaldı. Yanlış şarkı!
عزفت الأوركسترا أغنية، وعزف Emre الصغير أغنية أخرى. الأغنية الخطأ!
FatmaSonra yağmur yağdı. Çok yağmur! Çok insan eve gitti.
ثم هطل المطر. بغزارة! وعاد كثير من الناس إلى بيوتهم.
FatmaKüçük Emre ıslaktı. Çok üzgündü. O da eve gitmek istedi.
كان Emre الصغير مبتلا وحزينا جدا. وأراد هو أيضا العودة إلى البيت.
ElifAnneannem neredeydi?
وجدتي؟ أين كانت جدتي؟
FatmaAyşe Hanım sahnenin önündeki bankta oturuyordu. Şemsiyesi vardı.
كانت Ayşe جالسة على المقعد أمام المسرح. معها مظلة.
FatmaEmre, eve gitmiyorsun! Çal dedi.
قالت: «Emre، لن تذهب إلى البيت! اعزف!».
Çaldı mı?
وهل عزف؟
Çaldı mı?
وهل عزف؟

FatmaÇaldı. Yağmurda. Orkestrayla aynı şarkıyı. Çok güzel.
نعم. تحت المطر. الأغنية نفسها التي عزفتها الأوركسترا. وبشكل جميل جدا.
FatmaSonra yağmur durdu. İnsanlar geri geldi.
وأخيرا توقف المطر وعاد الناس.
FatmaHepimiz dinledik. Sonra bütün meydan şarkı söyledi.
استمعنا جميعا. ثم غنت الساحة كلها.
ElifSiz de söylediniz mi, Fatma Hanım?
وهل غنيتم، Fatma Hanım؟
FatmaTabii! Ben söyledim. Ayşe Hanım söyledi. Hepimiz söyledik.
طبعا! غنيت أنا، وغنت Ayşe، وغنينا جميعا.
Annesi ve babası orada mıydı?
وأمه وأبوه؟ هل كانا هناك؟
Annesi ve babası orada mıydı?
وأمه وأبوه؟ هل كانا هناك؟
Fatmaİşten sonra geç geldiler. Ama son şarkıyı duydular.
جاءا بعد العمل، متأخرين. لكنهما سمعا الأغنية الأخيرة.

FatmaBabası çok mutluydu. Sonra ona büyük, yeni bir trompet aldılar.
كان أبوه سعيدا جدا. وبعد ذلك اشترى والداه لـEmre الصغير بوقا جديدا وكبيرا.
ElifKüçük trompet ne oldu?
والبوق الصغير؟
FatmaKüçük trompet Ayşe Hanım'da kaldı. Belki hâlâ orada. Kim bilir?
بقي الصغير عند Ayşe. ربما لا يزال هناك. من يدري؟
ElifAnneannem bilir. Her şeyi bilir!
جدتي تعرف. جدتي تعرف كل شيء!
تلبس Fatma Hanım نظارتها من جديد وتنظر إلى الشارع المشمس.
FatmaBugün yine meydanda çalacak. On sekiz yıl önceki gibi.
واليوم سيعزف في الساحة من جديد. كما قبل ثماني عشرة سنة.
Gelecek misiniz, Fatma Hanım?
هل ستأتون، Fatma Hanım؟
Gelecek misiniz, Fatma Hanım?
هل ستأتون، Fatma Hanım؟
FatmaGeleceğim. Ayşe Hanım'ın yanında oturacağım. Yağmur yağarsa şemsiyem var!
سآتي. سأجلس بجانب Ayşe. وإذا أمطرت، فمعي مظلة!

ElifHepimiz şarkı söyleyeceğiz!
وسنغني جميعا!
التدريب 1/4 · من يقول ذلك
من قال ذلك؟
من يقول ذلك؟
Günaydın! Şenliğe mi gidiyorsunuz?
Günaydın! Şenliğe mi gidiyorsunuz?
Günaydın, Fatma Hanım! Evet. Bu gece ilk Emre çalacak!
Günaydın, Fatma Hanım! Evet. Bu gece ilk Emre çalacak!
O zaman yedi numarada oturuyordu, değil mi?
O zaman yedi numarada oturuyordu, değil mi?
التدريب 2/4 · صحيح أم خطأ
صحيح أم خطأ؟
Emre on yaşındaydı.
كان عمر Emre عشر سنوات.
İlk trompet çok büyüktü.
كان البوق الأول كبيرا جدا.
Şenlikte yağmur yağdı.
هطل المطر أثناء المهرجان.
Ayşe Hanım eve git dedi.
قالت Ayşe Hanım له أن يذهب إلى البيت.
Annesi ve babası yeni trompet aldı.
اشترى والداه بوقا جديدا.
التدريب 3/4 · ما الذي يحدث
ماذا حدث أولًا؟
رتّب الأحداث.
التدريب 4/4 · أسئلة
افهم القصة
أجب عن الأسئلة.
Kim trompet çaldı?
من عزف البوق؟
تذكر القصة اسم هذه الشخصية.
Emre on yaşındaydı?
هل كان عمر Emre عشر سنوات؟
كان عمر Emre عشر سنوات.
İlk trompet çok büyüktü?
هل كان البوق الأول كبيرا جدا؟
هذه العبارة لا تتفق مع القصة.

اكتمل الدرس
