
قصة إضافيةPremium
Tekir nasıl geldi?
كيف جاء Tekir إلى الرقم 7
وحدة 10 · البقاءتعرّف على الجيران وتدرّب على ما تعلّمته في قصة جديدة.
القصةيوم سبت في يونيو. في السوق ثم في الفناء، يحكي لك ولـElif من كانوا هناك كيف وجد هر صغير رمادي الرقم 7، ومفتاح من أخذ أولا.
كلمات جديدة في القصة
- yavru هر صغير أو صغير حيوان
- ısırmak يعض
- peşinden تابعا من الخلف
- merdiven سلّم
- ertesi التالي
- içeri في الداخل

انقر على كلمة لمعرفة معناها.
صباح سبت في يونيو. ساحة السوق مليئة بالناس. تتوقفان أنت وElif عند كشك السمك.
HasanGünaydın! Aa, yedi numara! Yine buradasınız.
صباح الخير! آه، الرقم 7! ها أنتم من جديد.
ElifGünaydın, Hasan Bey! Balık istiyorum, lütfen. Tekir için.
صباح الخير، Hasan Bey! أود بعض السمك، من فضلك. لـTekir.
HasanTekir için mi? Tabii. Hesabı çok uzun!
لـTekir؟ طبعا. فاتورته طويلة جدا بالفعل.
Hasan Bey, Tekir'i çok yıldır tanıyor musunuz?
Hasan Bey، هل تعرفون Tekir منذ زمن طويل؟
Hasan Bey, Tekir'i çok yıldır tanıyor musunuz?
Hasan Bey، هل تعرفون Tekir منذ زمن طويل؟
HasanÇok yıldır. Küçük yavruyken de tanıyordum.
منذ زمن طويل جدا. أعرفه منذ كان هرا صغيرا جدا.

ElifKüçük mü? Tekir küçük müydü?
صغيرا جدا؟ هل كان Tekir صغيرا جدا؟
HasanEvet. Yıllar önce, soğuk bir sabah buraya, pazara geldi.
نعم. قبل سنوات كثيرة، في صباح بارد، جاء إلى هنا، إلى السوق.

HasanIslaktı, açtı. Elim kadar küçüktü.
كان مبتلا وجائعا. وصغيرا بحجم يدي.
Ne yaptınız?
وماذا فعلتم؟
Ne yaptınız?
وماذا فعلتم؟
HasanOna balık verdim. Hesabı böyle başladı!
أعطيته بعض السمك. وهكذا بدأت فاتورته!
ElifKulağı neden böyle?
ولماذا أذنه هكذا؟
HasanPazarda büyük bir köpek vardı. Yavrunun kulağını ısırdı.
كان في السوق كلب كبير. عض الكلب أذن الهر الصغير.
HasanO zamandan beri Tekir köpekleri sevmiyor.
منذ ذلك الوقت، لا يحب Tekir الكلاب.
يأتي Kerim من متجر الزاوية ومعه صندوق تفاح.
KerimGünaydın! Tekir'i mi anlatıyorsunuz? Ben de oradaydım.
صباح الخير! هل تتحدثون عن Tekir؟ كنت هناك أيضا.
Kerimİnsanlar ona balık ve süt verdi. Ama kimin kedisi, bilmiyorlardı.
كان الناس يعطونه السمك والحليب، لكنهم لم يعرفوا لمن هو.
ElifPazarda kaldı mı?
وهل بقي في السوق؟
KerimHayır. Bizi seviyordu ama ev arıyordu. Gerçek bir ev.
لا. كان يحبنا، لكنه كان يبحث عن بيت. بيت حقيقي.
KerimPazardan benim peşimden geldi. Bütün şehirden geçti.
تبعني من السوق، عبر البلدة كلها.

KerimHer eve baktı. Bu değil. Bu da değil.
نظر إلى كل بيت. ليس هذا. ليس هذا. ليس هذا.
KerimSonra yeşil kapılı bir ev gördü.
ثم رأى بيتا له باب أخضر.
ElifYedi numara!
الرقم 7!
KerimEvet. Merdivene oturdu. Bekledi.
نعم. جلس على الدرج وانتظر.
بعد ظهر ذلك اليوم، في فناء الرقم 7. تجلس Ayşe على مقعدها في الشمس، وتحكي لها ما سمعته.
AyşeEvet. Her şeyi biliyorum. Oradaydım.
نعم، نعم. أعرف كل شيء. كنت هناك.

AyşeO akşam yağmur yağıyordu. Kapıyı açtım. Merdivende küçük gri bir kedi vardı.
كانت السماء تمطر ذلك المساء. فتحت الباب، وعلى الدرج كان هر صغير رمادي جالسا.
AyşeAyşe sen benim kedim değilsin dedim.
قلت له: «أنت لست قطي!».
ElifNe yaptı?
وماذا فعل؟
Ayşeİçeri girdi. Patron gibi.
دخل ببساطة. كالمدير.
Nerede uyudu?
وأين نام؟
Nerede uyudu?
وأين نام؟
AyşeÜç numaralı dairede. O zaman boştu.
في الشقة 3. كانت تلك الشقة فارغة آنذاك.
Üç numara mı? Benim evim!
الشقة 3؟ شقتي!
Üç numara mı? Benim evim!
الشقة 3؟ شقتي!
AyşeEvet. Çok zaman onun eviydi.
نعم. كانت شقته زمنا طويلا.
ElifAnneanne, Tekir adını kim verdi?
جدتي، ومن سماه Tekir؟
AyşeBen. Çok küçük ve griydi. Adın Tekir olsun dedim.
أنا. كان صغيرا ورماديا جدا. قلت: ليكن اسمك Tekir.

AyşeErtesi sabah ilk anahtarını aldı.
وفي الصباح التالي أخذ مفتاحه الأول.
ElifKimin anahtarı?
مفتاح من؟
AyşeÜç numaralı dairenin anahtarı. Cebimden.
مفتاح الشقة 3. من جيبي.
Üç numara mı? Benim anahtarım!
الشقة 3؟ إذن… مفتاحي!
Üç numara mı? Benim anahtarım!
الشقة 3؟ إذن… مفتاحي!
AyşeEvet. İlk akşam bu yüzden sizin anahtarınızı aldı. Onun anahtarıydı.
نعم. لهذا أخذ مفتاحكم في المساء الأول. كان مفتاحه.
يعبر Tekir الفناء ويقفز إلى المقعد، بينك وبين Ayşe تماما.

ElifYaramaz değil. Sadece o anahtarı seviyor!
إنه ليس سيئا. إنه فقط يحب ذلك المفتاح!
ElifOn yıl kalırsan on anahtarını alacak!
إذا بقيت هنا عشر سنوات، فسيأخذ عشرة من مفاتيحك!
Peki. O zaman çok anahtar lazım.
حسنا. إذن سأحتاج إلى مفاتيح كثيرة.
Peki. O zaman çok anahtar lazım.
حسنا. إذن سأحتاج إلى مفاتيح كثيرة.
AyşeÇay ister misiniz? Biraz daha anlatayım.
هل تريدون الشاي؟ سأحكي لكم المزيد.
Çok iyi olur! Tekir, balık ister misin?
بكل سرور! وأنت، Tekir؟ هل تريد السمك؟
Çok iyi olur! Tekir, balık ister misin?
بكل سرور! وأنت، Tekir؟ هل تريد السمك؟
Tekir konuşmuyor. Ama Ayşe Hanım'ın kapısında oturuyor.
لا يقول Tekir شيئا. لكنه جالس بالفعل عند باب Ayşe.
التدريب 1/4 · من يقول ذلك
من قال ذلك؟
من يقول ذلك؟
Günaydın! Aa, yedi numara! Yine buradasınız.
Günaydın! Aa, yedi numara! Yine buradasınız.
Günaydın, Hasan Bey! Balık istiyorum, lütfen. Tekir için.
Günaydın, Hasan Bey! Balık istiyorum, lütfen. Tekir için.
Hasan Bey, Tekir'i çok yıldır tanıyor musunuz?
Hasan Bey, Tekir'i çok yıldır tanıyor musunuz?
التدريب 2/4 · صحيح أم خطأ
صحيح أم خطأ؟
Tekir pazara geldi.
جاء Tekir إلى السوق.
Tekir kuru ve mutluydu.
كان Tekir جافا وسعيدا.
Bir köpek kulağını ısırdı.
عض كلب أذنه.
İlk evi oteldi.
كان بيته الأول فندقا.
İlk anahtar üç numaralı dairenindi.
كان المفتاح الأول للشقة ثلاثة.
التدريب 3/4 · ما الذي يحدث
ماذا حدث أولًا؟
رتّب الأحداث.
التدريب 4/4 · أسئلة
افهم القصة
أجب عن الأسئلة.
Kim pazara geldi?
من جاء إلى السوق؟
تذكر القصة اسم هذه الشخصية.
Tekir pazara geldi?
هل جاء Tekir إلى السوق؟
جاء Tekir إلى السوق.
Tekir kuru ve mutluydu?
هل كان Tekir جافا وسعيدا؟
هذه العبارة لا تتفق مع القصة.

اكتمل الدرس