
Ek hikâyePremium
Köşedeki dükkân
Modül 6 · Şehirde dolaşmakKomşuları daha yakından tanı ve öğrendiklerini yeni bir hikâyede uygula.
HikâyeYedi numaranın yakınındaki köşe dükkânında bir cumartesi: yıllar önce uzaklardan buraya gelen Kerim, eşi Aylin ve her akşam altıda uğrayan eski bir dost.
Hikâyedeki yeni kelimeler
- Ürdün Jordan
- yıllar önce years ago
- hâlâ still
Anlamını görmek için bir kelimeye dokun.

Cumartesi, sabah altı. Sokak hâlâ karanlık. Yedi numaranın köşesindeki küçük dükkânda ışık yanıyor.
Cumartesi, sabah altı. Yedi numaranın yanında, köşede küçük bir dükkân var. Kerim'in dükkânı. Kerim otuz yıldır burada çalışıyor.
Saturday, six in the morning. On the corner, by number 7, there's a small shop. It's Kerim's shop. Kerim has worked here for thirty years.
KerimGünaydın! Ben Kerim. Cumartesi beşte kalkıyorum.
Good morning! I'm Kerim. On Saturdays I get up at five.

KerimYedide pazara gidiyorum. Elma, domates ve patates alıyorum.
At seven I drive to the market. There I buy apples, tomatoes and potatoes.
- Aylin
Ben de dükkândayım. İkimiz de burada çalışıyoruz.
And I'm here, in the shop. We both work here.
Bu Kerim'in eşi Aylin. Bu şehirden. Ama Kerim buralı değil. Ürdün'den.
That's Aylin, Kerim's wife. She's from this town. But Kerim isn't from here. He's from Jordan.
KerimSekizde pazardan geliyorum. Aylin, işte on kilo elma!
At eight I come back from the market. Aylin, here are ten kilos of apples!
Saat onda dükkânın zili çalıyor. Elinde alışveriş listesiyle içeri giriyorsun.
Merhaba, Kerim Bey! Bir şişe süt, lütfen.
Good day, Kerim! A bottle of milk, please.
Merhaba, Kerim Bey! Bir şişe süt, lütfen.
Good day, Kerim! A bottle of milk, please.

KerimMerhaba! Buyurun. Başka bir şey?
Good day! Here you are. Anything else?
Evet, yarım kilo peynir. Kerim Bey, buralı mısınız?
Yes, half a kilo of cheese. Kerim, are you from here?
Evet, yarım kilo peynir. Kerim Bey, buralı mısınız?
Yes, half a kilo of cheese. Kerim, are you from here?
KerimHayır. Ürdün'den geliyorum. Ama çok yıldır burada oturuyorum.
No, I'm not from here. I'm from Jordan. But I've lived here for many, many years.
Neden burada oturuyorsunuz?
And why do you live here?
Neden burada oturuyorsunuz?
And why do you live here?
KerimYıllar önce Ankara'da öğrenciydim. Aylin de oradaydı.
Years ago I was a student in Ankara. Aylin was there too.
KerimO bu şehirden. Şimdi eşim. Bu şehir benim de şehrim.
She's from this town. Now she's my wife, and this town is my town.
- Aylin
Dükkânımız otuz yıllık!
And our shop: thirty years now!
Çocuklarınız var mı?
And do you have children?
Çocuklarınız var mı?
And do you have children?
KerimVar. Bir oğlumuz, bir kızımız var. Artık büyükler.
We do. A son and a daughter. They're grown up now.
- Aylin
Kızımız Ankara'da, oğlumuz burada, istasyonun yanında oturuyor.
Our daughter lives in Ankara, and our son here, next to the station.
KerimPazar kızımız trenle, oğlumuz bisikletle geliyor.
On Sundays our daughter comes by train, and our son by bike.
- Aylin
Hepimiz burada, dükkânın arkasındaki mutfakta yemek yiyoruz.
And we all eat here, in our kitchen behind the shop.

Kerim Bey, postane nerede? Postaneye gitmem lazım.
Kerim, where's the post office? I need the post office.
Kerim Bey, postane nerede? Postaneye gitmem lazım.
Kerim, where's the post office? I need the post office.
KerimSağa gidin. Sonra ikinci sokaktan sola. Postane bankayla eczanenin arasında.
The post office? Go right, then the second street on the left. The post office is between the bank and the pharmacy.
Teşekkür ederim! Tekir'i tanıyor musunuz?
Thank you! And do you know Tekir?
Teşekkür ederim! Tekir'i tanıyor musunuz?
Thank you! And do you know Tekir?
KerimTekir mi? Tabii! Çok yıldır tanıyorum.
Tekir? Of course! I've known him for many, many years.
KerimKaç yaşında? Kimse bilmiyor. Ben de bilmiyorum.
How old is he? Nobody knows. Not even me.
Akşam. Sokak lambaları yanıyor. Büyük, gri bir erkek kedi her gün yaptığı gibi dükkânın kapısının önüne oturuyor.
Her akşam altıda Tekir dükkânın önünde oturuyor. Sabah Zeynep'in penceresinde, cumartesi pazarda, akşam burada.
Every evening at six, Tekir sits in front of the shop, by the door. In the morning he sits in Zeynep's café window, on Saturdays at the market, and in the evening here.
Kerimİyi akşamlar, Tekir! Yine buradasın. Aç mısın?
Good evening, Tekir! You're here again? Are you hungry?

KerimAl. Biraz balık. Ama sadece biraz!
Here you go: a bit of fish. But only a bit!
- Aylin
Kerim! Her akşam sadece biraz!
Kerim! Every evening it's 'only a bit'...
KerimTekir benim arkadaşım. Çok yıldır arkadaşız.
Tekir is my friend. We've been friends for many years.
Elif anneannesinden eve dönerken içeri giriyor.
Elifİyi akşamlar, Kerim Bey! Tekir'i nereden tanıyorsunuz?
Good evening, Kerim! Tell me, please: how do you know Tekir?

KerimYıllar önce bir akşam vardı. Bugün gibi.
Many years ago there was an evening, like today.
KerimKapıda bir kedi vardı. Büyük, gri, çok aç.
There was a cat by the door. Big, grey and very hungry.
- Aylin
Bugün gibi! Hâlâ her akşam aç.
Just like today! He's still hungry every evening.
ElifTekir sizin kediniz mi?
Is Tekir your cat?
KerimHayır, benim değil. Yedi numarada oturuyor. Ama akşam yemeği burada!
No, not mine. Tekir lives at number 7. But dinner is here!
ElifPazarda da, kafede de! Tekir'in üç akşam yemeği var!
And at the market, and in the café! Tekir has three dinners!
- Aylin
Bu yüzden çok büyük.
That's why he's so big.
Tekir balığını bitiriyor, yüzünü yıkayıp kuyruğu havada yedi numaraya doğru uzaklaşıyor. Elif de okul çantasını alıyor.
Kerimİyi geceler, Tekir! Eve git. Yedi numaraya.
Good night, Tekir! Go home, to number 7.
- Aylin
Hoşça kal, Elif! Düz git, sonra ikinci sokaktan sola!
Goodbye, Elif! Go straight on, then the second street on the left!
Dükkân sessiz. Kerim ve Aylin masada çay içiyor.
It's quiet in the shop. Kerim and Aylin sit at the table and drink tea.
KerimYarın pazar. Çocuklar geliyor.
Tomorrow is Sunday. Tomorrow the children come.
- Aylin
Tabii, Tekir de.
And Tekir, of course.
Alıştırma 1/4 · Bunu kim söylüyor
Bunu kim söyledi?
Bunu kim söylüyor?
Günaydın! Ben Kerim. Cumartesi beşte kalkıyorum.
Günaydın! Ben Kerim. Cumartesi beşte kalkıyorum.
Ben de dükkândayım. İkimiz de burada çalışıyoruz.
Ben de dükkândayım. İkimiz de burada çalışıyoruz.
Merhaba, Kerim Bey! Bir şişe süt, lütfen.
Merhaba, Kerim Bey! Bir şişe süt, lütfen.
Alıştırma 2/4 · Doğru veya yanlış
Doğru mu, yanlış mı?
Dükkân Kerim’in.
The shop is Kerim’s.
Kerim Kanada’dan.
Kerim is from Canada.
Kerim’in iki çocuğu var.
Kerim has two children.
Tekir sadece bir yerde yiyor.
Tekir eats in only one place.
Çocuklar pazar geliyor.
The children come on Sunday.
Alıştırma 3/4 · Neler oluyor
Önce ne oldu?
Olanları sıraya koyun.
Alıştırma 4/4 · Sorular
Hikâyeyi anlayın
Soruları cevaplayın.
Dükkân kimin?
Whose shop is it?
Hikâyede bu karakterin adı geçiyor.
Dükkân Kerim’in?
The shop is Kerim’s?
Dükkân Kerim’in.
Kerim Kanada’dan?
Kerim is from Canada?
Bu ifade hikâyeyle uyuşmuyor.

Modül 6 tamamlandı · Şehirde dolaşmak
Harika!
Pazarı, istasyonu ve parkı bul, pazar günü de göle git.
Artık şunları yapabilirim
yol sormak ve basit yol tariflerini anlamak
pazarda kilo, şişe ve adet belirterek yiyecek almak, fiyat sormak
tren bileti almak, trenin ne zaman ve nereden kalkacağını sormak, bir anonsu anlamak
nereli olduğumu, şimdi nerede oturduğumu ve bir yere nasıl gittiğimi söylemek
yerlerin haritada nerede olduğunu söylemek ve yol tarif etmek
dil bilgisi konusu
- Eve, evden
- Bir kilo domates
- Trenle, yürüyerek
- Gelebilirim; girebilir miyim?
- Önünde, arasında
